Uyku öncesi hikâyeler, dili sessizce öğretir
Akşam okuması, çoğu ailede haftayı gerçekten atlatan tek zaman dilimidir. İkinci bir dil için en iyi yer de bu yüzden orasıdır.
Tek bir şart var. Bir göreve dönüşmemeli.
Neden özellikle uyku öncesi
Uykudan önce çocuk sakindir, dikkat tek bir şeydedir ve ritüel her gün tekrarlanır. Dil öğrenimi bu üç şeyi başka zaman nadiren bulur.
Üstelik uykudan hemen önce duyulan şey, aynı içeriğin gün ortasında duyulmasına kıyasla biraz daha iyi akılda kalır.
Aynı hikâye, aynı sıra
Bırakın çocuk seçsin ve aynısını seçsin. Olay örgüsü tanıdık hale gelince çocuk bundan sonra ne olacağını izlemeyi bırakır ve nasıl söylendiğini fark etmeye başlar.
İlk cümleler işte o zaman çıkar; çocuk anlatıcıyla birlikte söyler, genelde sayfanın sonundakileri.
Kısa olan daha iyidir
Bir hikâye, on dakika. Çocuk daha fazlasını isterse, yorulana kadar okumaktansa en heyecanlı yerde durmak daha iyidir.
Amaç, yarın yine istemesidir. Kelime dağarcığını uzunluk değil, geri dönmek kurar.
Sınav yok
„Bu İngilizce nasıl deniyor" gibi sorular ritüeli sınava çevirir. Çocuk o zaman sınavın olmadığı dildeki hikâyeyi seçer.
Anlayıp anlamadığını görmek isterseniz resmi gösterin ve söylemesini bekleyin. Not vermeden ve telaffuzu düzeltmeden.
Bir akşamda iki dil
Bazı ebeveynler aynı hikâyeyi iki kez, her dilde bir kez okur. Küçük çocuklarda işe yarar ama ritüeli ikiye katlar.
Akşamları dönüşümlü yapmak daha kolaydır. Bir akşam ana dilde, ertesi akşam öğrenilen dilde, hep aynı hikâye.
Kiara'daki her hikâye 14 dilde sesli anlatılır, yani hikâye değişmeden dil değişir.